Sualtında Kadraj, Işık ve Hikâye: Caner Candemir ile Atölye Öncesi Söyleşi
27 – 28 Haziran tarihlerinde Bougainville Dalış Merkezi’nde, sualtı dünyasına farklı bir gözle bakmak isteyen dalıcılar için özel bir atölye gerçekleşiyor: Sualtı Fotoğraf ve Görüntüleme Atölyesi.
Atölyenin eğitmeni Caner Candemir, sualtı fotoğrafçılığına uzun yıllarını vermiş, denizle kurduğu bağı fotoğraf aracılığıyla anlatan deneyimli bir isim. Onunla atölye öncesinde hem sualtı fotoğrafçılığına uzanan yolculuğunu hem de Kaş’ta gerçekleşecek bu özel buluşmada katılımcıları nelerin beklediğini konuştuk.
Maviyle Başlayan Bir Yolculuk
“Mavi renk benim için hayatımın bir parçası oldu.”
Sualtı fotoğrafçılığı yolculuğunuz nasıl başladı?
2000’lerden bu yana sualtı fotoğrafçılığıyla ilgileniyorsunuz. Sizi ilk olarak sualtında fotoğraf çekmeye yönelten şey neydi?
Deniz tutkusu ve macerası aslında çocukluk yıllarına dayanıyor. Ben Ege’li bir ailenin evladı olarak dünyaya gözlerimi açtım ve çocukluk yıllarım denize yakın yerlerde geçti. Mavi renk benim için hayatımın bir parçası oldu. O zamanlar belki de kendimi bulduğuma inandığım deniz ve mavi hayatımın bir parçası oldu. Denizin üstünü keşfetme düşüncem zaman içerisinde sualtına doğru evrildi. Bu durum yaklaşık 20’li yaşlarımda başladı. Çocukluk ve gençlik yıllarımda aynı zamanda kara fotoğrafları çekiyordum ve o filmlerden ortaya çıkardığım fotoğrafların büyüsüne kapılıyordum. Dalış serüvenim meslek hayatımla birlikte başladı. O yıllarda elbette ki kara fotoğrafçılığının tadını almış olan biri olarak bu uğraşımı dalışla birlikte sualtında yapma kararı aldım. O yıllarda günümüz teknolojisi maalesef yoktu. O yüzden işin kimyasını öğrenmek adına karanlık oda ve filmli sualtı makineleriyle dalışlar yapıyor ve sonuçları merakla bekliyordum. Daha kıymetliydi benim için…. Bilenler bilir, Ankara’da Tunalı Hilmi Caddesi’nde “Fırat Color” vardı. Oradan bol bol Fuji SenSia ve Fuji Velvia 36’lı filmler alıp dalışa ve çekime giderdim. Bu arada çektiği fotoğrafların E6 slayt yıkamasını da kendim yapardım.
Sualtı fotoğrafçılığını kara fotoğrafçılığından ayıran en önemli fark sizce nedir?
Işık, renk, derinlik, görüş mesafesi, canlılarla mesafe gibi faktörler düşünüldüğünde, yeni başlayanların ilk fark etmesi gereken konu nedir?
Sualtı fotoğrafçılığını diğer fotoğrafçılık alanlarından ayıran en önemli etken “Büyüleyici” olmasıdır. Sonuçta insanoğlu için yabancı bir ortamda ışığın oluşturduğu büyüleyici yansımalar, hüzmeler, canlıların tepkileri vb. birçok neden sizin gözlemleme ve merak duyma dürtülerinizi ön plana çıkarıyor. Yeni başlayacak olan dalıcıların öncelikle bulundukları ortamı iyi analiz etmeleri ve her dalışlarını notlar alarak bitirmeleridir. Yani, ilk olarak ortamı incelemek, okumak ve neticesinde uygulamaya geçmek çok önemlidir.
İyi bir sualtı fotoğrafı için teknik bilgi mi, yoksa dalış becerisi mi daha önemlidir?
Atölyeye katılacak dalıcılar açısından denge kontrolü, canlılara yaklaşım, kompozisyon ve ekipman kullanımı nasıl bir bütün oluşturuyor?
Atölyeye katılacak dalıcıların öncelikle iyi bir dalıcı olmaları gerekir. Ne demek bu diyebilirsiniz? Sualtında rahat hareket edebilen, sualtı ekipmanlarını rahat kullanabilen, denge kontrolü olarak deneyimli dalıcılar bu işte öncelikli olarak başarıya ilk ulaşacak kişilerdir. Ardından sualtı flora ve faunasına hâkim olmak da başarılı fotoğraflar çekmenin temelinde vardır. Bu sebeple ne kadar çok dalış yapmak ve dalışlarla ilgili kısa kısa notlar almak ilerleyen zamanda iyi bir fotoğrafçı olmanın yolunu açacaktır.
Bougainville’de Katılımcıları Neler Bekliyor?
13–14 Haziran’da Bougainville Dalış Merkezi’nde gerçekleşecek atölyede katılımcıları neler bekliyor?
Atölyenin içeriğinde hangi konular olacak? Katılımcılar bu iki günün sonunda hangi becerileri kazanmış olacak?
Katılımcılarla gerçekleştireceğimiz bu Sualtı Fotoğraf ve Görüntüleme Atölyesi’nde başlangıç seviyesi olarak ele alacağımız sualtı fotoğrafçılığını, yapacağımız çekimlerle bir zemine oturtup onun üzerinden geliştirmeyi planlamaktayım. Bu sebeple iki gün boyunca yaptığımız çekimleri Bougainville Dalış Merkezi’nin dersliğinde değerlendirip, tartışarak kişinin en verimli sualtı fotoğrafını oluşturması adına yol gösterici bilgiler ve değerlendirmelerde bulunacağız.
Telefon, aksiyon kamerası veya kompakt kamera kullananlar da bu atölyeden faydalanabilir mi?
Profesyonel ekipmanı olmayan katılımcılar bu atölyeden neler öğrenebilir? Başlangıç seviyesindeki ekipmanlarla daha iyi sonuç almak için hangi temel noktalara odaklanmak gerekir?
Elbette! Bu atölyelerimizdeki amaç, katılımcılara sahip oldukları görüntüleme ekipmanları ne olursa olsun, ilgi duyan herkese bu işin temelini anlatmak ve yol göstermektir. Başlangıç seviyesi ekipmanlarla daha iyi sonuçlar almak için atölye sonunda konuşacağımız noktalara odaklanmaları gerekir. Bu kazanılan deneyimler sonucunda daha iyi görüntüler alınacağından hiç şüphem olmayacaktır.
Kaş, sualtı fotoğrafçılığı için nasıl bir ortam sunuyor?
Kaş’ın ışığı, görüşü, canlı çeşitliliği, batıkları veya dalış noktaları fotoğrafçılar için nasıl fırsatlar sunuyor?
Yıllar öncesine kıyasla, denizlerimizin ısınmasıyla flora ve faunada gerçekleşen değişimi gözlemlemek son derece şaşırtıcı. Canlı çeşitliliği açısından Kaş’ın dönemlerine göre makro, mikro ve büyük canlılara rastlamak mümkün. Özellikle son yıllarda Kızıldeniz göçmeni canlıları bu bölgede gözlemek de mümkün. Kaş, ülkemizin dalış sektörü açısından oldukça değerli bir yere sahip. Sualtında fotoğraf çekmek isteyenler için her türlü görseli bulmanızı sağlayacak dalış noktaları bulunuyor. Bu açıdan Kaş lokasyonu bence hâlen değerli dalış destinasyonları arasındadır.
Sualtında Işık, Renk ve Özgürlük
“Sualtında ve sualtı fotoğrafçılığında özgür olmak güzeldir.”
Sualtı model çekimleri ve deniz canlıları fotoğrafçılığı arasında sizin için nasıl bir fark var?
Bu iki alanda kompozisyon, ışık kullanımı, dalıcıyla/canlıyla iletişim ve çekim planlaması açısından ne gibi farklılıklar bulunuyor?
Sualtı Model Fotoğrafçılığı bence bu işin en üst seviyesi. Çünkü insanın sualtına taşınması, renklerin uyumu, farklı bir ortamda olmanın özgürlüğünü bir araya getirdiğiniz bir durum bu! Kompozisyon sizin yaratıcılığınız, ışık kullanımı ve modelle iletişiminiz sizin tecrübenizden gelir. Elbette ki sualtı canlısına söz geçirmek zordur ve onu aynı pozisyonda bir defa çekebilirsiniz. Model çalışmalarında ise estetik kaygı yaşamadan istediğiniz prodüksiyonu çalışabilirsiniz. Sualtında ve sualtı fotoğrafçılığında özgür olmak güzeldir….
İyi Fotoğraf, Saygıyla Başlar
“Fotoğraf çekmek temelinde iyi bir gözlemi beraberinde getirir.”
Fotoğraf çekerken deniz canlılarını rahatsız etmemek için nasıl bir etik yaklaşım benimsiyorsunuz?
Sualtı fotoğrafçılığında iyi bir kare yakalamaya çalışırken deniz yaşamına saygılı olmak neden önemli ve dalıcılar nelere dikkat etmeli?
Her zaman iyi kare yakalanmıyor elbette. Çünkü yaşamsal formlar buna izin vermiyor. Örneğin, ürkek bir blenny veya gobi balığı, tüplü kurtlar vb. birçok canlı için bizler dev canlılarız. Bu sebeple onların yaşam alanlarına saygı duyarak fotoğraf çekmemiz öncelikle ahlaklı birey olmamız anlamına gelmektedir. Fotoğraf çekmek temelinde iyi bir gözlemi beraberinde getirir. Bu sebeple, çekeceğimiz hangi canlı ise, öncelikle yaşam alanına saygı duymalı, gözlemlemeli ve fotoğraflayacağımız canlı izin verdiği ölçüde fotoğraf çekmeliyiz.
Sualtında çektiğiniz ve sizin için özel anlam taşıyan bir kare var mı?
Bu fotoğrafın hikâyesi nedir? Nerede, hangi koşullarda çekildi ve sizin için neden özel bir anlam taşıyor?
Aslında hemen her fotoğrafın bir hikâyesi olduğuna inanıyorum. Çünkü biz fotoğrafçılar için çektiğimiz kareler değerlidir. Başkalarının beğenmesi de o değeri katlamakta ve bizleri mutlu etmektedir. Ama en son Maldivler turumuzda günbatımında görüntülediğimiz ve benim de çok sevdiğim bir teknik olan over-under tekniği ile çektiğim fotoğrafımı seviyorum. Burada teknenin kıç tarafına yattım ve pozisyonumu aldıktan sonra da Nurse Shark beslenmek için teknenin arkasına yaklaştı ve o esnada ben de günbatımı ile sualtı yaşamını birleştirerek böyle bir sahnenin oluşmasını sağladım. Hoşuma giden ve anlamlı olduğunu düşündüğüm fotoğraflarımdan bir tanesi olduğunu düşünüyorum.
Sualtı fotoğrafçılığı dalıcının denizle ilişkisini nasıl değiştiriyor?
Fotoğraf çekmek, dalıcının sualtındaki canlıları, detayları ve deniz ekosistemini fark etme biçimini nasıl etkiliyor?
Sualtında fotoğraf çekmek, insanın denizle olan bağını kuvvetlendiriyor. Deniz yaşamına olan saygınızı,
farkındalığınızı ve gelecek nesillere aktarmanız gereken bir miras bilinci olduğunu öğretiyor. Bizler dünyanın
birçok dalış destinasyonlarına seyahat eden ve sualtında fotoğraf çekmeye çalışan insanlarız. Gittiğimiz her ülke,
yaptığımız her dalış ve fotoğrafladığımız her kare biz insanoğlunun yaşadığımız bu dünyaya neden sahip çıkmamız
gerektiğini çok net anlatıyor. Bu gibi güzel imkâna sahip olmak ve gelecekte de daha güzel kareler çekebilmek
adına önce kendi denizlerimizi ve ardından dünya denizlerini korumak yaşamsal sorumluluğumuz olmalıdır.
Sualtı fotoğrafçılığına yeni başlayacak birine vereceğiniz ilk 3 tavsiye ne olurdu?
Ekipman seçiminden canlılara saygılı yaklaşmaya kadar, başlangıç seviyesindeki dalıcılar en çok nelere dikkat etmeli?
“İyi bir dalıcı olmak ve sephiyeyi ayarlamak, çevre bilinci ve doğru ekipman seçimi” ilk üç tavsiyem olurdu.
Sualtı fotoğrafçılığı, sadece güzel kareler yakalamak değil; denizi daha dikkatli görmek, canlıların yaşam
alanlarına saygı duymak ve mavinin içinde saklı hikâyeleri fark etmek demek. Caner Candemir’in
anlattıklarından da anlıyoruz ki iyi bir sualtı fotoğrafı, yalnızca doğru ekipmanla değil; sabırla, gözlemle, iyi bir
dalış becerisiyle ve denize duyulan sevgiyle ortaya çıkıyor.
27 – 28 Haziran’da Bougainville Dalış Merkezi’nde gerçekleşecek bu atölye, sualtı fotoğrafçılığına başlamak ya da mevcut bilgisini geliştirmek isteyen herkes için keyifli, öğretici ve ilham verici bir buluşma olacak.
Kaş’ın mavisinde, ışığın ve hikâyelerin peşine düşmek isteyen herkesi Bougainville’e bekliyoruz.

Yazar Hakkında
Dilara Wilkins, PADI sertifikalı bir dalış eğitmenidir. 15 yılı aşkın süredir hem yeni başlayanlara hem de ileri seviye dalgıçlara eğitim vermektedir. Akdeniz’den Filipinler’e kadar birçok bölgede dalış yapmış olan Dilara, sualtı dünyasına olan tutkusunu paylaşmaktan büyük mutluluk duyar.










